14 Eylül 2009 Pazartesi

perfect night :)

Dün limonun anne ve babasının evlilik yıldönümüydü ve kutlamak için Kuşadası’na gittiler. Limon da beni eve attı hemen dsjfks XD Okulda işlerimi hallettikten sonra Alsancak’ta buluşup bir şeyler içtik. Sonra da limonların evine gittik. Odasını temizlemiş toparlamış ben gelicem diye aşkım yaa :) Bide karpuzlu mum almış en sevdiğimden! Akşama kadar napıcaz diye düşünürken film izleyelim dedik. Hemen en sevdiğimiz filmlerden biri olan ps I love you’yu koydu. Her seferinde olduğu gibi yine ağladım izlerken ama yanımda limonun olduğunu bilmek yine gülümsetti :) Bir ara filmi unutup bakışmaya başladık. Ona “beni hiç bırakmıcaksın dimi?” diye sordum. Ellerimi ellerinin arasına aldı, dudağıma bir öpücük kondurdu ve “asla bebeğim!” dedi. İşte o an gözlerim doldu bilog. Nasıl aşığız birbirimize anlatamam. Hayatlarında aşk olmadan yaşayanlara acıyorum gerçekten. Böyle büyük bir mutluluktan yoksun bir hayat nasıl geçer? Limonun yanımda olduğu her saniye yaşadığımı hissediyorum. Her an değerli bizim için. Dün de bu değerli anları doya doya yaşadık zaten. Filmden sonra limonum o muhteşem sesiyle şarkı söyledi bana. Here comes the rain again çalmayı öğrenmiş benim için. Klasik gitarıyla çaldı, muhteşemdi :)

Hava iyice kararınca ışıkları söndürüp mumları yaktık ve yatağa oturduk. İlk tanıştığımız günden, utangaçlıklarımızdan filan bahsettik. Birbirimize bu derece bağlanabileceğimiz hiç aklıma gelmezdi dedim. Benim ilk gördüğüm andan beri aklımdaydı dedi :) Öyle işte ilk günlerimizden bahsettik. Sonra mumun kokusunu içime çekip “en sevdiğim mumu almışsın” dedim ve öptüm onu. Beni düşünerek bir şeyler alması çok hoşuma gitti. O da öpücüğüme karşılık olarak bana sıkıca sarıldı ve birlikte uzandık. İşte tam o sırada ilginç bir şey farkettim. Yastığında değişik bir erkek parfümü kokusu vardı. Onun parfümü olmadığından gayet emindim. Ama o an bunu düşünmemeye çalıştım. Ertesi sabah sormayı planladım çünkü anın büyüsünü bozmak istemiyordum. Bir kez daha öptü beni ve sonra… anlayın işte ihihi :)

Sabah kalktığımda limon yanımda yoktu. Mutfakta benim için kahvaltı masası hazırlıyordu. Kıyamam ya benden önce kalkıp uğraşmış dedim. Ben de yardımcı oldum tabi biraz. Sonra birlikte kahvaltı yaptık. O sırada parfümü sormak geldi aklıma. “Limonum, yastığında farklı bir parfüm kokusu vardı sanki ne demek oluyor bu?” diye sordum. Biraz şaşırdı gibi oldu, hemen cevap veremedi. Sonra “ya… babamın parfümü o benimki bitti onu kullanıyorum.” dedi. “hmm peki.” dedim ama o an beni almaya geldiğinde kendi parfümünün olduğu aklıma geldi. Hani bitmişti? O an daha fazla uzatmak istemedim ama dedikleri pek inandırıcı gelmedi açıkçası. Aklımda biri var ama bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum bilog. Olamaz yani, imkansız. Eninde sonunda doğru açığa çıkar diyerek kendimi rahatlattım ve hazırlanıp evime doğru yola çıktım. Öğlen 3 gibi geldim eve ve hemen üzerimi değiştirip yatağıma uzandım. Gece 1 saat ya uyumuşuzdur ya uyumamışızdır, bu yüzden çok yorgundum. Akşam 8.30’a kadar filan uyudum. Sonra yemek yedim işte blog okudum bunları yazdım. Off o parfüm kokusu hala aklımda. Bakalım ne çıkıcak altından…

4 yorum:

Kraliçe Loana dedi ki...

Oha.. Bamya falan birini anlatıyodun. Sanmam ama olmasın öyle bişey?

İnsan yakıştıramıyo tabi, ama üstünü örtüp kendini ikna etme derim ben. İnşallah ortaya çıkar nedir, ne değildir.

rahat yazar dedi ki...

bence söylediğin bamya pişmeye başlamış, yanmadan altını kısman lazım:))

ilithyia dedi ki...

yaa üff bilmiyorm bikaç kez kalmaya gelmişti limona yatağında yatırmış olamaz ama dimi :( samimi olmalarını istemiyorm ama arkadaşı sonuçta tabiki kalmaya gidicek. ama başka yerde yatsın. off :(

Kraliçe Loana dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.